İngiltere’nin Leeds kentindeki 32 katlı Bridgewater Place gökdeleninin sokak seviyesinde yarattığı saatte 127 kilometre hıza ulaşan ölümcül rüzgarlar, devasa koruyucu kanatçıklarla dize getirildi. Bina çevresindeki kentsel mikroklima krizine karşı geliştirilen bu kalıcı çözüm, mimarlık dünyasında tarihi bir ders oldu.
İngiltere’de inşa edilen gökdelen, açıldığı ilk günden itibaren kentsel bir kabusa dönüşmüştü. Binanın yüksekliği ve dış cephe tasarımı rüzgarı doğrudan aşağıya, yayaların üzerine fırlatıyordu. Mühendisler bu duruma teknik olarak “rüzgarın cepheden aşağı inmesi” adını verdi.

KENTTEKİ DEVASA RÜZGAR TUZAĞI
Gökdelenin yarattığı rüzgar tüneli etkisi yoldan geçen yayaları ve sürücüleri hayati tehlikeyle karşı karşıya bıraktı. Yerel yönetim fırtınalı günlerde yolları trafiğe kapatmak zorunda kalıyordu. Yüksek araçlar başka güzergahlara yönlendirilirken, sokaklara geçici paravanlar ve bariyerler kuruluyordu. Kent trafiğini felç eden bu durum radikal bir projeyle son buldu.

DEV KANATÇIKLARLA KALICI ÇÖZÜM
Küresel mühendislik firması Buro Happold rüzgarın gücünü tamamen kesmek yerine yönünü değiştirmeye odaklandı. Proje kapsamında binanın çevresine ve üzerine dev rüzgar kırıcı kanatçıklar yerleştirildi. Özel siperlikler ve kaplamalar sayesinde hava akımı sokaklara inmeden havada dağıtıldı. Bu devasa mühendislik hamlesi, Leeds sokaklarındaki hayati tehlikeyi tamamen ortadan kaldırdı.

MİMARLIK DÜNYASINA BÜYÜK DERS
Uzmanlar gökdelenlerin sadece kendi yapısal dayanıklılıklarıyla değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Buro Happold mühendisleri, rüzgarın tek bir rota izlememesi nedeniyle çözümün cephede küçük oynamalar yapmaktan çok daha büyük olduğunu belirtti. Bu vaka, yeni gökdelen projelerinde kentsel mikroklima testlerinin inşaat öncesinde zorunlu yapılması gerektiğini kanıtladı.

