Sol Parti, Ankara’da düzenlediği 3’üncü olağan konferansının ardından ilk Parti Meclisi (PM) sonuç bildirisini kamuoyuyla paylaştı.
“Birleşik muhalefet yolunda bir adım” başlıklı bildiride ülkenin kritik bir noktada olduğuna vurgu yapılırken mevcut durumun tarihsel bir dönüm noktası olduğu vurgulandı.
Muhalefeti bölmeye yönelik iktidarın çabalarına dikkat çekilen bildiride, “emekçi kitleleri sefalete sürükleyen soygun düzenine karşı her alanda birleşik devrimci mücadele biçimlerini ve örgütlenmelerini güçlendirmek için önlem alacağız” denildi.
Bildirinin tam metni şöyle:
“Casusluk üzerinden kurgulanan kirli bir iktidar oyunu ile karşı karşıyayız. Hedefleri toplumu ikna etmek olan tek adam rejimini seçimlerin etkisiz hale geldiği bir ortamda sürdürmeye çalışmak. Bu nedenle muhalefete karşı sınırsız ve kuraldışı bir savaş yürütülmektedir.
Kürt sorununda halkın barış ve çözüm talepleri manipüle edilmekte, Kürt hareketi rejimin yanında yer alma çabalarına yol açmaktadır.
Geniş bir muhalefet cephesi etnik kimlikler üzerinden ayrıştırılarak birbirine düşürülmeye çalışılmakta; partiler içinde ve arasında ayrıştırıcı unsurlar ve çıkar çatışmaları kışkırtılmaktadır.
Böylelikle muhalefet güçleri karşı karşıya getirilmek istenmektedir.
Operasyonlara ve baskılara karşı muhalefetin gösterdiği direnişler elbette önemli bir dayanak oluştursa da, bu noktada tek başına yeterli olmayacağı aşikârdır.”
EŞİT, ÖZGÜR, DEMOKRATİK BİR ÜLKE İÇİN İLERİ
“Ülkemizin karşı karşıya olduğu sorun, bir kişi ya da partinin dar bir iktidar perspektifiyle ele alınamaz. Türkiye, Amerika’nın yeni Ortadoğu düzeni içinde etnik ve mezhepsel dayanaklı gerici bir yönetim biçimi dayatmasıyla karşı karşıyadır.
Cumhuriyet’in sonunun getirilmek istendiği bu dönemde başarı, toplumdaki farklı direniş dinamiklerini; ilerici, demokrat, vatansever, devrimci ve cumhuriyetçi değerleri; Kürt, Türk, Alevi, Sünni tüm ezilen halkları kucaklayacak ortak bir mücadeleden geçecektir.
SOL Parti olarak, bu kritik dönemde mevcut düzene ve toplumu sefalete sürükleyen soygun düzenine karşı her alanda birleşik devrimci mücadele biçimlerini ve örgütlenmelerini güçlendirmek için adımlar atacağız.
Hayatın her alanında birlik ve dayanışma içinde yükselecek mücadeleler, bu düzenin çöküşünü hızlandıracak ve yarının eşit, özgür, demokratik ve bağımsız ülkesinin inşasına öncülük edecektir!”